Ansiklopedik Bilgi | Foto Galeri | Video Galeri

Risale-i Nur Külliyatı

(Risale-i Nur Külliyatı sayfasından yönlendirildi)
Atla: kullan, ara
Risale-i Nur
Risale i nur.jpg
14 ciltlik Risale-i Nur külliyatı
Yazarı Said Nursi
Ülke Türkiye
Özgün dili Osmanlıca
Türü Dinî

Risale-i Nur (Nurlu kitaplar[1]), konu sırası takip etmeyen ve İslamî hususlarda yazılmış kitapçıklardan oluşan bir külliyat. Said Nursi tarafından 1925 yılında yazılmaya başlanmış, 23 yılda tamamlanmıştır.

Risale-i Nur, yaklaşık 6000 sayfadan oluşan ve ayet sırası takip etmeyen ve genelde islam ile ilgili konuları irdeleyen bir külliyattır. Yazar, bu kitapları 20. yüzyılın düşünce dünyasını derinden etkileyen, felsefi akımlar ve bilimsel gelişmeler neticesinde ortaya çıkan ve bunlara dayanarak imana ve İslam'a hücum eden fikirlere karşı, İslam'ın savlarını ispat etmek amacıyla yazdığını ifade etmiştir.[kaynak belirtilmeli] Yazar bu görüşü çerçevesinde, insanlığın soragelmiş olduğu "Ben kimim", "Nereden geldim", "Nereye gidiyorum" gibi sorulara cevap bulmaya çalışmış ve cevaplarını Kuran'a dayandırmıştır.

Konu başlıkları

Tarihçe

Osmanlı alfabesi ile telif edilmiştir. Yazılıp çoğaltılmasında Ahmet Hüsrev Altınbaşak, Hafız Ali, Şamlı Hafız Tevfik, Tahiri Mutlu gibi Said Nursi'nin talebeleri yardımcı olmuştur.[2] Kısa bir zaman içinde Isparta'ya bağlı Barla ve civarı köylerde[kaynak belirtilmeli], pek çok kişi tarafından elle yazılmak sureti ile çoğaltılmaya başlanmıştır. Daha sonraları Said Nursi'nin izni ile başta Asa-yı Musa ve Şualar latin harfleri ile sınırlı sayıda basılmıştır. Daha sonra 1957 yılında ise bütün külliyat Said Nursi tarafından Latin harfleri ile bastırılmıştır.

Yazar, Risale-i Nur'dan önce Kur'an'ı baştan sona tefsir etmek amacıyla orijinal hali Arapça olan İşarat'ül İcaz isimli eseri yazmaya başlamıştır. Bu eserin yazımı, I. Dünya Savaşı'na denk geldiği için ancak Fatiha Suresi'ni ve Bakara Suresi'nin ilk 32 ayetinin tefsirine kadar devam etmiştir. Yazar, Kuran'ın tamamını bu şekilde 60-70 cilt olarak tefsir etmeyi düşünürken, çeşitli sebeplerle vazgeçmiştir.

Daha sonra Türkçe bir Kur'an tefsiri olan[kaynak belirtilmeli] ve 130 temel konudan oluşan Risale-i Nur'u telif etme kararı almıştır. Risale-i Nur serisinden ilk olarak Nurun İlk Kapısı’nı yazmıştır.

Said Nursi, Risale-i Nur'un yazımına 1925 yılında başlamıştır. Yazıldığı süre boyunca kendisi hakkında çeşitli suç isnatları ortaya çıkmış ve davalar açılmıştır. Günümüze kadar Risale-i Nur hakkındaki pek çok davada beraat kararı verilmiştir.[kaynak belirtilmeli]. Yazar, aleyhindeki kovuşturmalar, davalar veya mahkûmiyetler devam ederken Barla, Kastamonu, Emirdağ, Eskişehir, Denizli ve Afyon’da 23 yıllık süre zarfında eserlerini yazmaya devam etmiştir. 1970'lere kadar uzanan davalarda Risale-i Nur'un avukatlığını Avukat Bekir Berk yapmıştır.[kaynak belirtilmeli] Uzun süren davalar sonucunda, Risale-i Nur'ların yasaklanmasına dair kararın[hangileri?] hükmü kaldırılmıştır. Bekir Berk, 1972'de yayımladığı Zafer Bizimdir adlı eserinde davalardaki başarılarını anlatmıştır.[3]

İçerik

Said Nursî'nin Kur’an'ın imana bakan bir kısım ayetlerini günümüz tefsirlerden daha farklı bir bakış açısıyla yorumladığı eserlerdir. Risale-i Nur, Kuran'ın baştan sona tüm ayetlerini değil, özellikle imanî hakikatler (İslam terminolojisindeki karşılığı ile kelam) ile ilgili 300 civarında ayetini açıklamaktadır. Yazar ayetlere getirilen bu açıklamaların, diğer ayetleri de yorumlayabilecek bir altyapı kazandırmasını hedeflemiştir. Risaleler islamın temel şartlarını nasıl yerine getirileceğinden ziyade niçin yapılması gerektiğine dair sorulara mantıksal cevaplar vermiştir. Amellerin nasıl yapılacağına dair bilgi veren ayrıntılı çok az yazı bulunmaktadır. “Namaz niçin kılınır?”,“İnsan niçin yaratıldı?”,“Bu dünyada ne işimiz var?”, “Namaz niçin belli vakitlerde eda edilir?”, “Ahiretin varlığının 100'den fazla mantıksal örnekle ispatı”, “Allah'ın varlığının delilleri nedir?” türünden soruların cevabı verilmeye çalışılır. Teknik açıdan sınıflandırıldığında, Risale-i Nur'un bir fıkıh kitabı değil, bir kelam kitabı olduğu söylenebilir.

Said Nursi'ye göre devir, islamın temel esaslarının ihmale uğradığı, iman hakikatlarına etraflıca hücum edilen bir devir olduğundan, bu devirde imanı kurtarmak diğer iman hizmetlerinden daha önemlidir. Tarikatların vazifesini geçmiş devirlerde güzel bir şekilde ifa ettiklerini, fakat bu devirde tarikattan ziyade hakikatın önemli olduğunu belirtmiştir. Geçmiş asırlarda tasavvuf yoluyla islama hizmet eden Abdulkadir Geylani, Şah-ı Nakşibendi ve İmam-ı Rabbani gibi alimlerin bu zamanda bulunmuş olmaları durumunda bütün çabalarını iman esaslarının ve islam akidelerinin kuvvetlendirilmesine sarfedeceklerini ifade etmiştir. "İmansız Cennete gidemez; fakat tasavvufsuz Cennete giden pek çoktur. Ekmeksiz insan yaşayamaz, fakat meyvesiz yaşayabilir. Tasavvuf meyvedir, hakaik-i İslâmiye gıdadır."[4] sözleriyle iman hakikatlarına verdiği önemi dile getirmiştir.

"Mevlana benim zamanımda gelseydi, Risale-i Nur'u yazardı. Ben de Hz. Mevlana zamanında gelseydim Mesnevi'yi yazardım, O zaman hizmet Mesnevi tarzındaydı, şimdi Risale-i Nur tarzındadır" [5] sözüyle Risale-i Nur'un bu zamandaki insanların ihtiyaçlarına cevap verdiğini ifade etmiştir..

Eleştiriler

Said Nursi ve eserleri hakkında çeşitli tartışmalar meydana gelmiştir. Gerek eserlerindeki imani, sosyal ve siyasi konulardaki yaklaşımı; gerekse eğitimini ve bilgisini ilgilendiren konularda farklı yorumlar ve karşıt fikirler söz konusu olmuştur. Risalelerin içeriği basında ve bazı yayınlarda tenkit edilmiş ve mahkemelere yansımıştır. Said Nursi şahsı ve Risale i Nur hakkındaki bütün eleştirileri kitaplarında tek tek yazıp Şualar kitabının 14. Şuasında eleştirilere cevap vermiştir. Söz konusu eserde mahkemelerde idamla yargılanırken yaptığı müdafaalara yer verilmiş devamında ise bütünü mahkeme heyetince de reddedilip kabul edilmeyen [6]savcının 100den fazla iddiaları yazılıp cevabı verilmiştir. Diyanet İşleri Müşavere Kurulunun 23.5.1956 gün ve ehl-i vukuf raporlarına istinaden Afyon Ağır Ceza Mahkemesince Said Nursinin kitap ve sair evraklarının kanuni mevzuata muhalif siyasi ve idari hiçbir mahzuru görülmemiştir kararına varılmıştır.

Külliyattaki kitaplar

Kaynakça

  1. ^ "risale." Güncel Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu. Erişim: 20 Mart 2012.
  2. ^ Talebelerinin yazma konusundaki yardımları Külliyat'ın çeşitli yerlerinde ve Son Şahitler isimli eserde ayrıntılı bilgiler bulunabilir.
  3. ^ Berk, Bekir (1973). ', Güryay Matbaası (Türkçe), İstanbul: Yeni Asya Yayınları.
  4. ^ Mektubat, Said Nursi , Envar Neşriyat s.27
  5. ^ Necmettin Şahiner, Son Şahitler, C.1, s.318 ISBN 975-408-235-9
  6. ^ Said Nursi, Şualar, Yeniasya Yayınları, Şubat 2001, s. 351.

Dış bağlantılar

Bu madde hakkında yorum yazabilirsiniz, beğebilir ve paylaşabilirsiniz: