Ankara Savaşı
| Ankara Muharebesi | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
Timur tarafından hapsedilen Sultan Bayezid (Çizen: Stanisław Chlebowski, 1878) |
|||||||
|
|||||||
| Taraflar | |||||||
| Kumandanlar | |||||||
| Timur Şah Ruh (Sol Kanat) Halil Sultan (Sol Kanat) Miran Şah (Sağ Kanat) Ebu Bekir (Keşif Kolu) Hüseyin Sultan (Öncü Kol) Muhammed Sultan (Esas Kuvvet) |
Yıldırım Bayezid (Esir) Stefan Lazarević (Sağ Kanat) Süleyman Çelebi (Sol Kanat) |
||||||
| Güçler | |||||||
| 140.000[1][Not 1]
Başka kaynaklara göre: |
85.000 Osmanlı[1] ve
|
||||||
| Kayıplar | |||||||
| 15,000-25,000 ölü veya yaralı | 15,000-40,000 ölü veya yaralı | ||||||
Ankara Muharebesi, (1402) Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur arasında, Ankara'nın Çubuk Ovası'nda yapılan bir muharebedir. Geç Orta Çağ tarihinin en kanlı çarpışmalarından olan ve Osmanlıların yenilgisiyle sonuçlanan Ankara Muharebesi, Osmanlı Devleti'nin parçalanmasına ve Fetret Devri (1402-1413) olarak bilinen bir iktidar boşluğu döneminin yaşanmasına yol açmıştır.
Konu başlıkları |
Muharebe Öncesi Şartlar
Osman Gazi ve Orhan Gazi ile I. Murad'ın inşa ettikleri devlet, daha çok Balkanlar'da genişlediği gibi, henüz gevşek vâsallık bağlarına dayanıyordu. Bu dönemde Osmanlılar özellikle Anadolu'da hızlı ve kesin ilhaklara girişmişlerdi; aradaki çatışmalara karşın, Türk-İslam beylikleriyle daha yumuşak bir ilişkiyi gözetiyorlardı. Yıldırım Bayezid ise, İstanbul kuşatmasını sürdürürken, bir yandan da Anadolu birliğini sağlamak amacıyla çeşitli savaşlara girişti. Karamanlılara karşı kazanılan Akçay Muharebesi sonucu kazanılan zaferle (1398) Konya, Niğde, Karaman ve Develi Osmanlıların eline geçti; Sivas hükümdarı Kadı Burhaneddin'in öldürülmesiyle Sivas, Tokat, Kayseri ve Aksaray Osmanlı egemenliğine girdi (1399). Aynı yıl Memluk sultanı Berkuk'un ölümünden ve yerine çocuk yaştaki Nasıreddin Ferec'in geçmesinden yararlanan I. Bayezid, Malatya'yı Memluklerden aldı. Dulkadiroğullarının elinde bulunan Kahta, Divriği, Besni ve Darende kaleleri de Osmanlılara geçti. Osmanlı sınırları böylece Orta Fırat'a dayanmış oluyordu. Bütün bu fetihlerden sonra I. Bayezid, yenilgiye uğrayan yerel hanedanları tasfiyeye yönelerek, sıkı bir merkezi yapı kurmaya girişti. Bu amaçla Balkanlar'ın Hıristiyan prensliklerine ve aristokrasisine yaslanması ise, Türk beylerinin ve İslam ulemasının kendisine duyduğu tepkiyi artırıcı bir rol oynadı.
Nedenleri
Türkistan ve İran'da güçlü bir devlet kuran Timur, kendini İlhanlıların varisi sayarak Anadolu üzerinde hak ileri sürmekteydi. Bayezid döneminde Osmanlıların erken bir aşamada Ön Asya'ya dayanması Timur'un dikkatini çekti. Timur'un saldırılarıyla topraklarını yitiren Celayir sultanı Ahmed ile Karakoyunlu devletinin hükümdarı Kara Yusuf Osmanlılara sığınınca, Bayezid ile Timur arasında mektuplaşma başladı. Bayezid, Timur'un, Kara Yusuf ile Sultan Ahmed Celayiri'nin geri verilmesi yolundaki isteğini kabul etmedi. Osmanlılara gözdağı vermek isteyen Timur, Bayezid tarafından toprakları ellerinden alınan ve Timur'un devletinde kendilerine daha yakın bir sosyal düzen bulan Anadolu beylerinin de kışkırtmasıyla Sivas, Halep ve Şam'ı ele geçirdi. Timur'un Bağdat'a yönelmesi üzerine Bayezid de doğuya ilerleyerek Timur'a bağlı Mutahharten'in egemenliğindeki Erzincan ve Kemah'ı istila etti. Bu gelişme iki hükümdarın arasını iyice açtı. Bayezid'e bir elçi gönderen Timur, Kemah'ın Mutahharten'e Anadolu Beyliklerinden alınan yerlerin de sahiplerine geri verilmesini, Kara Yusuf'un teslim edilmesini ve Osmanlıların kendisine bağlanmasını istedi. Bayezid'in bu talepleri reddetmesi savaşın gerekçesi oldu.
Timur'un Talepleri
- Anadolu beylerinden aldığı toprakların geri verilmesi.
- Kara Yusuf ve Ahmet Celayir'in kendisine teslim edilmesi.
- Bayezid'in Timur hakimiyetini tanıması.
- Kemah Kalesi'nin geri verilmesi.
- Şehzadelerden birinin rehin olarak verilmesi.
Muharebe
Hem Balkanlar'da, hem de Anadolu'da yayılmış bulunan Osmanlıların harekat inisiyatifini ele alan Timur, 1402 başlarında Gürcistan'da yeniden büyük bir ordu topladı; Erzincan, Kemah ve Sivas üzerinden Ankara'ya gelerek kenti kuşattı. Ama Bayezid'in Tokat üzerinden Ankara'ya doğru yaklaştığını haber alınca, kuşatmayı kaldırarak Çubuk Ovasına çekildi. Fillerle desteklenen ordusu Bayezit'in ordusundan daha kalabalık ve askeri malzeme bakımından daha güçlüydü. On dört saat süren savaşın başlarında üstün görülen Osmanlı ordusu Kara Tatarlarla eski Anadolu beyliklerine bağlı askerlerin Timur'un saflarına katılmasıyla güç durumda kaldı. Bir tek Sırp müttefikleri Bayezid'i sonuna kadar terk etmedi.[kaynak belirtilmeli] Muharebe, Timur'un lehine döndüğü sırada, I. Bayezit'in oğullarından Süleyman Çelebi, Mehmed Çelebi ve Sadrazam Çandarlı Ali Paşa kuşatmayı yararak kaçmayı başardı. Timur'un, Yıldırım'ın sağ olarak yakalanması isteği üzerine, savaşı yanında kalan üç yüz kadar askeriyle at üstünde çarpışarak sürdüren I. Bayezid, ancak üzerine ağ atılarak yakalanabildi[6][kaynak güvenilir mi?] ve esir alındı.
Sonuçları
Ankara Muharebesi yenilgisi, Osmanlı Devleti'nin parçalanarak, devletin imparatorluk aşamasına geçmesinin 50 yıl kadar gecikmesine, Anadolu beyliklerinin yeniden kurulmasına ve Osmanlı tarihinde Fetret Devri olarak bilinen 11 yıllık bir iktidar boşluğu döneminin yaşanmasına neden oldu.
Kaynakça
- ^ a b David Nicolle / Angus McBride: Armies of the Ottoman Turks, 1300-1774. Osprey Publishing, London 1983. ISBN 978-0-85045-511-3. sayfa 29
- ^ a b Gustav Roloff: Die Schlacht bei Angora (1402). (Heinrich von Sybel: Historische Zeitschrift, Cilt 161, Dergi 2, Oldenbourg, Münih 1940, sayfa 254-256)
- ^ Prawdin, Michael, ve Gérard Chaliand, The Mongol empire, (Transaction Publishers, 2006), sayfa 495.
- ^ Anzulović, Branimir, Heavenly Serbia: From Myth to Genocide, New York: New York University Press, 1999, ISBN 0-8147-0671-1, sayfa 40.
- ^ Bury, J. B. (1923). The Cambridge Medieval History. vol. 4. Tanner, J. R., Previté-Orton, C. W., Brooke, Z. N. (eds.). Cambridge: Cambridge University Press. sayfa 562.
- ^ Tarih sayfası
Dipnotlar
- ^ İki ordunun asker sayıları kaynaklara göre değişir. O dönem yaşayan kronikçilerin iki ordunun asker sayısını çok fazla abartıkları düşünülür ve her iki ordunun asker sayısının çok daha düşük olduğu savunulur.